29 Eylül 2016 Perşembe
Acı Çekiyorsun 😔
-Neden anlatmıyorsun?
+Ne?
-Diyorum ki acı çektiğin her halinden belli olurken, neden bunu gizlemeye gayret ediyorsun?
+Paylaşılacak bir acı değil benimkisi.
-Paylaşmadığın müddetçe iyileşemeyeceksin.
+Sor bakalım iyileşmeyi isteyen var mıymış?
-Bir inat uğruna zehir ediyorsun hayatını.
+Bak işte, daha anlatmadım hikayemi, sen bile başladın ‘Hayatını zehir ediyorsun.’ nutuklarına.
-Öyle demek istemedim.
+Tam olarak öyle demek istedin. Bundan aylar önce gerçekten kendime yakın bulduğum bir arkadaşıma anlatmak istemiştim. Detayına, derinine inmeden, üstünkörü bahsetmek istedim. ‘Bu senin gerçeğin, bununla yaşamayı öğrenmek zorundasın.’ demişti. Bunu ilk duyduğumda kızmıştım. Öfkemin kendime olduğunu anlamam zaman aldı. Artık kızmıyorum. O haklıydı. Bu benim gerçeğimdi. Bununla yaşamak zorundaydım. Gerçekten haklıydı. Benim için hayat memat meselesi olan şey bir başkası için hiçti.
Ruhumdaki o devasa boşluğu kimsenin dolduramayacağını anladığım an, o duvarlar örüldü. Sırf senin merakını gidermek için kendi elimde diktiğim surları yıkmamı bekleme benden.
-Anlıyorum.
+Anlamıyorsun. Fırsatını bulduğun an başlayacaksın yeniden kurcalamaya.
-Seni bu kez gerçekten anlıyorum.
+İnanmalı mıyım bu söylediğine?
-Gün gelecek, anlatmak isteyeceksin saçlarına aklar düşüren hikayeni. Bende o surları kendi elinle yıkmak isteyeceğin günü bekleyeceğim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder