10 Aralık 2016 Cumartesi
Rüyamda bile olsa arada gel olur mu ?
Gözlerimi açıp saate bakmamla, yataktan fırlamam arasında saniyeler vardı bugün. Aman Allah'ım kim kapattı bu alarmı ? Çok geç kaldım nasıl hazırlanıp yetişeceğim ben. Hemen dolabımın başına gitmeliyim. Ne giyineceğim ki şimdi daha karar bile veremedim. Şu çok sevdiğin mavi gömleğimi mi giysem acaba ya da siyah ketenin üstüne mavi ceketimi mi giysem ? Siyah kotu çok seviyorsun onu giyineyim en iyisi. Peki ya saçlarım off onları ne yapacağım ? Sade bir şekilde mi tarasam, evet evet sade şekil, hem bir defasında saçlarımı sade şekliyle çok beğenmiştin. Gerçi sen benim her halimi yakışıklı buluyordun değil mi?
Evet nihayet hazırım bir saatin ardından. Anahtarlarım nerede benim ? On iki de orada olmalıyım ve 20 dakikam kaldı nasıl yetişeceğim ben! Anneme sorayım en iyisi o bilir mutlaka;
- Anne anahtarlarım nerede benim ?
- Salonda masanın üzerinde ya çocuğum görmedin mi.
Ah aptal kafam kaç defa geçtim masanın önünden nasıl oldu da göremedim anahtarları. Sanırım sana geleceğim için heyecandan gözüm hiçbir şeyi görmez oldu. Acele edip evden çıkmalıyım hemen.
Neden bitmedi bu yol sadece 10 dakikalık bir yoldu oysa. Trafik ışıkları sürekli yanıp durmak zorunda mı ? Ya bugünkü trafiğe ne demeli sanki her şey seni daha geç görmem için uğraşıyor.
Oh sonunda bitti acele edip yukarıya çıkmalıyım. Ne zamandan beri bu kadar basamağı var ki bu merdivenlerin. Nefes nefese geldim cam kenarındaki masamıza. Sen tam karşımdasın. Ne yapmalıyım şimdi elimi uzatıp merhaba mı desem ? ben bu düşüncelerle ayakta dikilirken sen hemen elini uzattın beni bu düşüncelerden kurtardın. Aslında sarılmayı çok isterdim, çünkü çok özlemiştim sarılmak iyi gelirdi. Ellerin ne kadar da sıcakmış. Uzun zaman geçmişti unutmuşum ellerinin sıcağını. Bu düşüncelerle oturdum karşına, ne diyeceğimi bilemedim ve sen yine bir kurtarıcı gibi yetiştin konuşmaya başladın;
- Nasılsın ? uzun zaman geçti seni görmeyeli
Yüzündeki o gülümseme yine beni benden aldı dilim tutuldu bir kaç dakika sürdü cevap vermem
- İyiyim. evet çok uzun zaman oldu. Sen nasılsın ?
Aman Allah'ım neden döküldü bu çay, elim ayağım bir birine dolandı karşında yine. O duyduğum ses kahkaha mı ? ben mi yanlış duyuyorum yoksa ? Hayır, hayır doğru duyuyorum bu senin gülüşün.
- Sadece ufak bir kaza sakin ol.
Yüzümdeki o mahçup ifadeyi hala hissediyorum.
- Sakarlığım tuttu yine. Karşında elim ayağım bir birine dolanıyor, dilim tutuluyor konuşamıyorum.
Saatler geçirdik böyle. Sonra hava karardı kalkma vakti gelmişti.
- Eve gitmeliyim artık.
- Tamam beraber gidelim. saat geç oldu seni yalnız gönderemem bu saatte.
- Tamam gidelim o zaman.
Ne kadar çabuk bitti bu yol böyle. Hiç trafikte yok bu akşam. Oysa sana gelirken ne kadar da trafik vardı. Ya ışıklar hepsi yeşil neden hiç kırmızı yanmıyor ki. Hiç bitmesin istesem de yol bitti kapının önündeyiz. tam ben bunları düşünürken yine konuşmaya başladın.
- Geldik. Benim gitmem gerekiyor. Ama yarın yine görüşür müyüz ?
Yarın mı ? tabi ki de görüşürüz. Deli misin sen seni bir dakika fazla görmek için her şeyimi veririm ben, sen bana görüşür müyüz diye mi soruyorsun?
- Tabi görüşürüz. O zaman dikkat et kendine aklım sende kalır.
Yanlış mı duydum yoksa ? Aklım sende mi kalır dedi ? Kalbime neler oluyor böyle ? ' Biraz yavaşlar mısın ne oluyor böyle göğüs kafesimden fırlamak üzeresin sanki. '
Ne güzel bir gündü bugün. Keşke hiç bitmeseydi bugün. Ama olsun yarın yine görüşeceğiz.
Bir dakika bu seste ne böyle? Alarmım mı çalıyor? Ama sabah değil ki akşam, alarmı ben kurmadım ki. Tam bunları düşünürken gözlerim yavaşça açıldı. Nasıl olur saat sabahın yedisi mi ? Ben seninleydim bütün gün eve yeni geldim geceydi eminim, hava karanlıktı. Gözlerimden yaşlar akmaya başladı bunları düşünürken. Her şey sadece bir rüyaymış. Oysa ne kadarda gerçek gibiydi, rüya olamazdı. Ellerinin sıcaklığını hissettim, kahkahaların hala kulaklarımda çınlıyor.
Sonra yatağımdan kalktım, gözümdeki yaşları sildim aynanın karşısına geçip;
' Hayat devam ediyor. Bir rüyaydı, sabah oldu uyandın ve bitti ' dedim ...
Rüyamda bile olsa arada gel olur mu ?
25 Kasım 2016 Cuma
Birleşiniz!
BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ
BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ
En asil fikirler bizim fikirlerimizdir. En, meşru, en haklı dava bizim davamızdır. Biz dünyanın asil, şerefli, aynı zamanda mazlum bir milletin davasını, onun haklarını çiğnetmeme davasının, onun köleliğe sürüklenmesini önleme davasının sahibiyiz. Bu kadar yüksek, bu kadar asil hedefleri olan başka bir dava düşünülemez.
Bir hareketin gücü, bir düşüncenin gücü böyle asil hedeflere dayanmasındadır. Onun için davamız, ülkümüz, Türkiye'de olsun dünya üzerinde olsun en güçlü fikir, en güçlü davadır. Bundan emin olarak, bunun heyecanıyla dolu olarak bunun bize yükledigi vazifeleri hakkıyla yapmaya gayret etmeliyiz. Onun şuuru içinde olmalıyız. Onun cesareti içinde olmalıyız. Her zaman söylediğim bir hususu sizlere tekrar etmeyi yararlı sayıyorum. Türkler olarak milletimiz cesurdur; millet için, vatan için, yüksek davalar için, idealler için gerektiğinde canını feda etmekten çekinmeyecek kadar cesurdur. Fakat bu kadarı yetmiyor. Yaşadığımız bu günlerde bu kadarı yetmez. Bundan daha ileri bir cesaret göstermek mümkün mü?.. Mümkündür!
Bu görevlerinizi derinden duyarak hareket eden genç Anadolu çocukları olduğunuzu, genç aydınlar olduğunuzu, gerçek ülkücüler olduğunuzu biliyorum. Sizin de kendinizi iyi tanımanızı, memleketimizi iyi tanımanızı, dünyayı iyi tanımanızı çok yararlı sayıyorum. Dünya bir mücadele içindedir, her millet kendi görüşünü hakim kılma, baska memleketleri kendi maksadı için, kendi menfaati yönünde imkan olduğu nisbette azami şekilde, sömürme, kullanma faaliyeti içindedir. Kendini bilen her milletin bu faaliyete karşı kendisini koruyarak kendi iradesini saydırır hale gelmesi lazımdır. Türk milleti kendi iradesini bu mücadelede geçmiş tarihi asırlarda olduğu gibi, mutlaka saydıracak hakim duruma getirecektir. Türk milletinin iradesi yalnız Türk milletinin insan haysiyetiyle yaşatılması, yükseltilmesi gayesini güden bir irade değil, aynı zamanda Türk milletinin yükseltilmesi, yaşatılması iradesinin, diğer insanların izdıraplarını giderme, diğer insanlara yardım sağlama ve bütün dünya üzerinde lekesiz, gölgesiz bir adalet meydana getirme yönünde geliştirmeye yönelmiş bir iradedir. Bundan sonra da Türk Ülkücülüğünün yönü bu yöndedir. iftiralar ne olursa olsun, nasıl anlatmak isterlerse istesinler Türk milletinin gücü, enerjisi daima bu şekilde tezahür etmiştir, bu şekilde gelişecektir. Bu şekildeki harekete, Milletimizin kalbinde mutlaka büyük sevgi ve büyük destek bulacağımızdan eminim. Bunun üstünde Cenab-ı Allah'ın daima bizi destekleyeceğinden eminim.
Alparslan TÜRKEŞ
Bu görevlerinizi derinden duyarak hareket eden genç Anadolu çocukları olduğunuzu, genç aydınlar olduğunuzu, gerçek ülkücüler olduğunuzu biliyorum. Sizin de kendinizi iyi tanımanızı, memleketimizi iyi tanımanızı, dünyayı iyi tanımanızı çok yararlı sayıyorum. Dünya bir mücadele içindedir, her millet kendi görüşünü hakim kılma, baska memleketleri kendi maksadı için, kendi menfaati yönünde imkan olduğu nisbette azami şekilde, sömürme, kullanma faaliyeti içindedir. Kendini bilen her milletin bu faaliyete karşı kendisini koruyarak kendi iradesini saydırır hale gelmesi lazımdır. Türk milleti kendi iradesini bu mücadelede geçmiş tarihi asırlarda olduğu gibi, mutlaka saydıracak hakim duruma getirecektir. Türk milletinin iradesi yalnız Türk milletinin insan haysiyetiyle yaşatılması, yükseltilmesi gayesini güden bir irade değil, aynı zamanda Türk milletinin yükseltilmesi, yaşatılması iradesinin, diğer insanların izdıraplarını giderme, diğer insanlara yardım sağlama ve bütün dünya üzerinde lekesiz, gölgesiz bir adalet meydana getirme yönünde geliştirmeye yönelmiş bir iradedir. Bundan sonra da Türk Ülkücülüğünün yönü bu yöndedir. iftiralar ne olursa olsun, nasıl anlatmak isterlerse istesinler Türk milletinin gücü, enerjisi daima bu şekilde tezahür etmiştir, bu şekilde gelişecektir. Bu şekildeki harekete, Milletimizin kalbinde mutlaka büyük sevgi ve büyük destek bulacağımızdan eminim. Bunun üstünde Cenab-ı Allah'ın daima bizi destekleyeceğinden eminim.
Alparslan TÜRKEŞ
Alparslan Türkeş(Hüseyin Feyzullah)
Alparslan Türkeş Türk devlet ve siyaset adamı. Asıl adı, Hüseyin Feyzullah'dır. Türkeş'in ataları Kayserilidir. Büyük dedesi Arif Ağa, Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşkerli köyünden göç ederek Kıbrıs'a yerleşti. Alparslan Türkeş de Kıbrıs'da 1917 yılında dünyaya geldi. Türkeş,
‘de
’de doğmuştur. Babası Ahmet Hamdi Efendi, annesi Fatımatül Zehra Hanım’dır. Alparslan Türkeş; aslen
. Büyük dedesi Arif Ağa Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşgerli Köyünden
’a göç etmiş ve buraya yerleşmiştir. İlk ve orta eğitimini Lefkoşe’de tamamlamıştır. O yıllarda İngiliz işgal idaresi altında bulunan Kıbrıs’tan ailece
’ye göç etmişler ve
’a yerleşmişlerdir.
Alıntı :http://www.turkcebilgi.com
Alparslan Türkeş(Hüseyin Feyzullah)
Alparslan Türkeş Türk devlet ve siyaset adamı. Asıl adı, Hüseyin Feyzullah'dır. Türkeş'in ataları Kayserilidir. Büyük dedesi Arif Ağa, Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşkerli köyünden göç ederek Kıbrıs'a yerleşti. Alparslan Türkeş de Kıbrıs'da 1917 yılında dünyaya geldi. Türkeş,
‘de
’de doğmuştur. Babası Ahmet Hamdi Efendi, annesi Fatımatül Zehra Hanım’dır. Alparslan Türkeş; aslen
. Büyük dedesi Arif Ağa Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşgerli Köyünden
’a göç etmiş ve buraya yerleşmiştir. İlk ve orta eğitimini Lefkoşe’de tamamlamıştır. O yıllarda İngiliz işgal idaresi altında bulunan Kıbrıs’tan ailece
’ye göç etmişler ve
’a yerleşmişlerdir.
Alıntı :http://www.turkcebilgi.com
Gitmek Geliyor İçimden...
“Ama artık gitmek geliyor içimden.
Bir sabah masmavi bir bulutun peşinden,
dönüşü olmayan yerlere. “
24 Kasım 2016 Perşembe
10 Kasım 2016 Perşembe
10 Kasım Hack

Biz yalnız bugün değil, her zaman Atatürkçülük meşalesini taşımaya devam edeceğiz.
Takipte Kalın
www.turkhackteam.org
31 Ekim 2016 Pazartesi
24 Ekim 2016 Pazartesi
Deja Vu
8 Maddede Bir Ânı Birden Çok Kez Yaşama Hissi: Deja Vu
1. Deja Vu Nedir?
2.Bu Hisse Kimler Daha Çok Kapılıyor?
3.Bilim Bu Konuda Ne Diyor?
4. Deja Vu'nun Hastalıklarla Olan İlişkileri Nelerdir?
5. Bir Anlığına Bilimi Göz Ardı Etsek?
6. "Hayatımız Boyunca Kaç Önemli Seçim Yaparız Bir Düşünsek..."
7. Matrix Filmindeki Deja Vu.
8. 23 Yaşındaki Bir İngilizin Başın Gelenler İse...
https://onedio.com/haber/8-maddede-bir-ani-birden-cok-kez-yasama-hissi-deja-vu-558519 Sitesinden Alıntıdır.!
3.Bilim Bu Konuda Ne Diyor?
4. Deja Vu'nun Hastalıklarla Olan İlişkileri Nelerdir?
5. Bir Anlığına Bilimi Göz Ardı Etsek?
6. "Hayatımız Boyunca Kaç Önemli Seçim Yaparız Bir Düşünsek..."
7. Matrix Filmindeki Deja Vu.
8. 23 Yaşındaki Bir İngilizin Başın Gelenler İse...
23 Ekim 2016 Pazar
hep aynı aşkla.

Seninde içinde olduğun hayallerimle, varlığınla yeterince geniş bir dünyam var zaten benim.
Bir ocağımız olsun yeter, akşam işten geldiğimde bana yemekler yapabilmen için.
Gece olunca birlikte uyuyalım, birlikte uyanalım sabaha.
Sonra bakıp birbirimize,“Günaydın sevgilim…” diyebilelim aynı aşkla.
Kahvaltı hazırla sonrasında, sarılıp öptükten sonra doyasıya, işe yolcu et.
Ben sana yine şiirler yazayım…
Bir kızımız olsun seninle, birde erkek çocuğumuz.
Birlikte parka götürelim, derslerine yardım edelim. Haftasonları ellerinden tutup gezdirelim.
Ben kapıyı çalayım, sen bana “hoş geldin” de.
Hayatıma girdiğin gibi gel evimizede.
Aynı heyecanla, aynı telaşla, hep aynı aşkla.
20 Ekim 2016 Perşembe
13 Ekim 2016 Perşembe
6 Ekim 2016 Perşembe
“Boşuna uğraşıyosun ”
“Boşuna uğraşıyosun ” dedi.“Bir insanı bu kadar çok sevmemelisin yoksa canın çok yanar. ” diye ekledi ardındanda.
“Seviyorsan mücadele etmelisin .“dedim.Başını yere eğdi o an .
“Ediyorsun ama olmuyor işte."dedi titrek bir sesle.
Gözlerinin dolduğunu görmüştüm kaldırdığında başını."Ölene kadar mücadele ederim.Mücadele etti ama kaybetti derler."dedim. "Şansım yok o halde."dedi ve gitti.
Ben başkası için acı çekerken o benim için mücadele ediyordu.
5 Ekim 2016 Çarşamba
Hoşçakal !
Keşke zaman dursa. Sen hep orda dursan ve bana baksan öylece. Keşke böyle kalsak biz, hiç bitmese. Bunu sana söyleyebilmeyi ne kadar çok isterdim. Sana söyleyemediğim o kadar çok şey var ki zaten.
Neyse.
Hoşçakal
.
4 Ekim 2016 Salı
29 Eylül 2016 Perşembe
Acı Çekiyorsun 😔
-Neden anlatmıyorsun?
+Ne?
-Diyorum ki acı çektiğin her halinden belli olurken, neden bunu gizlemeye gayret ediyorsun?
+Paylaşılacak bir acı değil benimkisi.
-Paylaşmadığın müddetçe iyileşemeyeceksin.
+Sor bakalım iyileşmeyi isteyen var mıymış?
-Bir inat uğruna zehir ediyorsun hayatını.
+Bak işte, daha anlatmadım hikayemi, sen bile başladın ‘Hayatını zehir ediyorsun.’ nutuklarına.
-Öyle demek istemedim.
+Tam olarak öyle demek istedin. Bundan aylar önce gerçekten kendime yakın bulduğum bir arkadaşıma anlatmak istemiştim. Detayına, derinine inmeden, üstünkörü bahsetmek istedim. ‘Bu senin gerçeğin, bununla yaşamayı öğrenmek zorundasın.’ demişti. Bunu ilk duyduğumda kızmıştım. Öfkemin kendime olduğunu anlamam zaman aldı. Artık kızmıyorum. O haklıydı. Bu benim gerçeğimdi. Bununla yaşamak zorundaydım. Gerçekten haklıydı. Benim için hayat memat meselesi olan şey bir başkası için hiçti.
Ruhumdaki o devasa boşluğu kimsenin dolduramayacağını anladığım an, o duvarlar örüldü. Sırf senin merakını gidermek için kendi elimde diktiğim surları yıkmamı bekleme benden.
-Anlıyorum.
+Anlamıyorsun. Fırsatını bulduğun an başlayacaksın yeniden kurcalamaya.
-Seni bu kez gerçekten anlıyorum.
+İnanmalı mıyım bu söylediğine?
-Gün gelecek, anlatmak isteyeceksin saçlarına aklar düşüren hikayeni. Bende o surları kendi elinle yıkmak isteyeceğin günü bekleyeceğim.
Aşık Olmuştu Kadın
Ve Kadın Aşık Olmuştu Adama.
O Günden Sonra Ruj Niyetine Sigarayı Sürdü Dudaklarına.
O Günden Sonra Ruj Niyetine Sigarayı Sürdü Dudaklarına.
25 Eylül 2016 Pazar
İçini Döksende Kelimeler Yetersiz Kalır Bazen 😪
20 Eylül 2016 Salı
ŞİZOFREN
ŞİZOFREN DELİ OLDUĞUNU ANLAR MI?
Umudumuz bu...
Bir diğer yazımda şizofrenliği tanımlamıştım bu da paralel bir farklı yazı…
Şizofreni, gerçek ile bağıntısı kalmamış hayal dünyasından çıkamamak, içinde sıkışma bunalımı ile belirtilerini dışa yansıtarak fark edilmektir. Yani fark edilmeyen gerçek şizofreni de vardır.
Gerçeğin ne olduğunu bilmeyen ve onu kendine göre gören herkes şizofrendir. Tıpkı gerçekte herkesin kendine göre doğru olduğunu görmesi gibi. Ancak bizi bu durumdan alı koyan ortak doğruluk bağımız vardır. “Alı koyan” yerine "sınırda tutan" desek daha iyidir.
Tersten yaklaşarak bakalım; tartışmalarda anlaşamadığımızı anladığımız zaman da bunu hep birlikte aynı doğrulukla anlarız, yani ortak doğruda buluşmanın tam tersi buluşamamak da ortak bir platformda olduğumuzu anlatır. Zor değil tek gerçek var ve içinde buluşuyoruz. Anlaşmazlıkların da doğru anlaşıldığını ortaya koyan ortak doğrumuz bir türlü fark edilmiyor.
Gerçeği fark ederiz ama kendimizi doğru bilen gerçeğimizi henüz fark edemedik. Aslında evrende doğrusu tek olan mucize biziz farkında değiliz.
Deli, deli olduğunu veya deli edildiğini anlıyorsa deli değildir… Gerçeğin kendisi deli edici bir hataya sahip olgudur. Bu hatada tek doğru Biz'iz.
Çevremde insanların deli olmamak için her şeye boş verdiğini veya deli eden soruları unutmaya çalıştığını görüp bu çaresizliğe bir son vermek için uğraşıyorum.
Ben de aynı durumda olduğum için çözüm aradım, çözümsüzlüğün çok derinlere indiğini anlayarak dibine kadar gittim; ya çözüm ile dönecek ya da delirecektim. Delirdim mi çözdüm mü, okuyup karar verin…
19 Eylül 2016 Pazartesi
Beni Kaybettin (!)
Bazen en güzel hikâyeniz hiç ummadığınız bir anda bitiverir. Sonsuza dek süreceğini sanırsınız oysa. Gözlerinizi açtığınızda her şey birden eski yapay çirkinliğinde yaşanmaya devam ediyordur. Hâlbuki gözleriniz kapalıyken hafif sarhoş bir haldeyken duyduğunuz baş dönmesiyle birlikte dizlerinizin titrediğini hissediyordunuz. Gözlerinizi açtığınız anda bu baş dönmesi de bitiyor dizlerinizdeki hafiflikte. Ardından bir dünya ağırlığındaki yükü omuzlarınızda hissediyorsunuz ve kalbinizdeki büyük boşluğu. Tekrar gözünü kapamak ne işe yarıyor ki. Tıpkı çok güzel bir rüyadan uyandıktan sonra tekrar gözlerini kapayıp kaldığınız yerden devam edememek gibi. Yani sonrası hep hüsran.
Hep hayal kırıklığı oturup ağlamak bile istemiyorsunuz. Konuşup insanlara anlatmak istemiyorsunuz. Her şey bitmiş olsa bile bu hikâyenin sizin sayfalarınızda yazıyor olmasının gururunu yaşıyorsunuz belki. Bencilce kimseyle paylaşmak istemiyorsunuz da. Geriye dönüp bu hikâyenin kahramanlarını bile istemiyorsunuz yanınızda yeni bir hikâyeye ise hiç gerek yok.
Hayata bir yanınız eksik bakıyorsunuz yarım yaşıyorsunuz her dakikayı. Ama işin ilginç tarafı yaşıyorsunuz. Öylesine de olsa yaşıyorsunuz kendinizle anlamsız duygularınızla herhangi bir suratla başka bir maskeyle yaşıyorsunuz.
Sizi görenler farkı hemen anlıyorlar; Ne olmuş olabilir ki? Bir insan bir günde nasıl bu hale gelmiş ki? Neden bişey anlatmıyor? Neden gözleri hep uzaklara bakıyor? Ya da kimi bekliyor olabilir? Böyle bir yerde bekleyerek nasıl umudunu kaybetmiyor?
Çevrenizde dönen milyon tane soruyu duymuyorsunuz bile. Cevapsız sorularla ne yapabilirsiniz? Anlatırsanız hikâyenin sihiri bozulmaz mı? Anlatacak bir cümlede bulamazsınız zaten. Onu suçlamak değildir niyetiniz hikâyede son noktayı koymak ona ait olsa bile. Kimse ona kızmasın sizi bu hale getirmeyi belki o da istemezdi…
Artık yalnız senin için
Üzülüyorum
Bitti
Zor oldu ama
Bitti .
" bitti " Zor oldu ama " bitti "
Artik inanmaya gücüm kalmadığı için bitti.
Ne olursa olsun her defasında peşinden geldiğim için bitti.
İncittiğin yerler geçmedi diye bitti.
Her susuşun bir öncekinden daha ağır oldu diye bitti.
Kendime saygım kalmadığından bitti.
Askta gurur olmaz ama sevgide gurursuz olmaz diye bitti.
Kendime Günaydın diyebilmem için bitti.
Adice bitmesine hep izin verdin diye bitti.
Hayalperest birine asık olmaktan yorulduğum için bitti.
Yapılanları görmediğin için bitti.
Bir kez olsun gönlümü almadığın için bitti.
Daha doğru bir karar olmadığı için bitti.
Senden vazgeçemem sandığın için bitti.
Uğruna gösterdiğim Sabri anlamadığın için bitti.
Her defasında ya susup ya kestirip attığın için bitti.
O kocaman sevginin yerini başka şeyler almaya başladığı için bitti.
Sevginin sadece dilinde olduğunu anladığım için bitti.
Senin uğruna babamı üzmemem gerektiğini anladığım için bitti.
Benim erkek senin kız olduğunu unuttuğun için bitti.
Senden daha sevgi dolu olduğumu anladığım için bitti.
Zerre değişmeyeceğin için bitti.
Seviyorum dediğin sevdiğinin uğruna hiçbir şey yapamayacağını gördüğüm için bitti.
Artik sana güvenim kalmadığı için bitti.
Ne kadar çok sebebim varmış " bitmesi " için
Oysa Alabildiğim daha doğru bir karar yok
Ama artik senin için üzülüyorum
Her şeyi yaşayan benmişim
Sen bana katlanmak zorunda kalmışsın
Belki de yasayanda yaşatanda bendim
Ben simdi
Artik daha temkinliyim
Kimseyi gözümü karartıp da sevmem bundan sonra
Hayatimi onun üstüne kurmam
Bana öğrettiklerinde var, bak
Ama beni ne hale getirdin bakmaya yüzün olmaz senin bilirim. Gözyaşlarının hesabini sen nasıl vereceksin?
Sen kendini günün birinde affedebilecek misin ki
Ben seni bundan sonra affedebileyim?
“Yalancısın” sen adını yalancı koydum bırak öyle kalsın..
Onca zaman,
Onca çaba,
Onca sabır,
Onca şafak,
Onca söz,
Onca an,
Onca anı,
Bak simdi “yok “
Ne kadar güçlüyüm?
Ne kadarda cesurum değil mi?
Bazen olmuyor,
Ne yaparsan yap olmuyor
"istifamı verdim ben !"
Artik kabul etmende bir etmemende
Artik seni hayatımda istemiyorum
Beni Kaybettin (!)
Hayatını Mahveden İnsan
Bir gün biri giriyor hayatına sen tam umudunu yitirmis herkese olan güvenini sevgini bitirmiş durumdasin. Seviyorum diyor bağlıyor kendine sen sevmiyorsun onu önce sadece baglaniyorsun sonra yavaş yavaş aliskanliga dönüyor bu ona sarilmak bambaşka geliyor onun yanında dünyayı unutuyorsun seni hiç birakmayacagim diyip yeminler ediyor sözler veriyor sende onun seni bırakmayacağına o kadar eminsin ki şüphe dahi etmiyorsun onun sevgisini iliklerine kadar hissediyorsun sonra bi gün bırakmak istiyor seni ilerde daha çok daha fazla uzulecegini düşünüyor oysa sen onunla mutsuzlugu bile göze almissin ama farkında değil o sevdirdi kendini bağladı kendine şimdi gitme zamanı ağlıyorsun karşısında durup gitme diyorsun boynuna atlayip hickiriklara boguluyorsun ama o sen birakmazsan ben bırakırım diyerek öylece gidiyor sen yigiliyorsun tutmuyor bacaklarin ve o arkasına bile bakmadan gidiyor yine aynı son yine aynı güvensizlik ama bu son damla oluyor ve sen birleşemeyecek kadar küçük parçalara ayriliyorsun kırılıyorsun tam seven yerinden nefret ediyorsun onu seven her zerrenden ama o yaşamaya devam ediyor onun için herşey iyi o değişmiş seni düşünmüyor sen hiçbişeysin onun için şimdi yapabildiğin tek şey yorulup sizana kadar ağlamak.
#Şizofren 😢
#Şizofren 😢
Limandaki Son Yolcu
Limandaki Son Yolcu
Bir dilin bütün sözcüklerini kullansam seni tarif edemeyeceğimi biliyorum. Ulaşılmaz oldun hep, dokunmak, hissetmek ve dolu dolu yaşamak isterken seni, kocaman bir yalnızlıktı payımıza düşen. Payıma düşen her seyi erteledim ama erteleyemediğim bir şey vardı, sana benziyordu. Su olsan, dokunduğumda bozulurdun. Bozulmayan bir "şey"din... Gidilecek bir yer olsan sonu olurdu, sonu olmayan bir "şey"din.
Uykuda görülecek bir rüya olsan uyanırdım, beni rüyamdan uyandırmayacak bir "şey"din... Seni gözlerinden, üç ırmağın birleştiği yerden öpeyim desem, aklına ırmaklar gelir. Düşün ki, bir dağdan aşağı iniyoruz ve dünyada iki kişilik türkü kalmış onu söylüyoruz. Öyle bir "şey"sin sen... Seni düşündükçe yoruluyorum desem, dünyanın en büyük yalanı olur. Yalanım yok. Bugünden yarına ne kalır bilmem ama sen kalırsın tıpkı yatağı değişmeyen ırmak gibi.
Bana hep kendimi hatırlatan bir "şey"sin sen. Uzaksın, yakınsın, özlenensin ama bugün değil yarın gibi bir "şey"sin sen. Gecenin en karanlık yerinde, küçücük bir ışık bile olsan yine de istiyorum seni. Bugün her ölümle biraz ölürken, seni düşündükçe hayata dönüyorum yeniden. Gelincikler gibi bir mevsim değil, dört iklim, köşe bucak...
Kim ne derse desin dönmeye niyetim yok. Bir kentin ortasında tek başına kalsam da çığlık çığlığa bagırarak söylerim seni sevdigimi. Bir tek benim sevgimle yaşasa da bu sevda seviyorum seni. Sensiz dallarımı yitirmiş bir ağaç gibi yapayalnız olurum, kalabalığın ortasında bile. Fırtınalı bir denizin en sakin limanı gibi bir "şey"sin sen.
O limandaki tek yolcu da ben...
Lenesa Doci
Etiketler:
Aramam,
Lenesa Doci,
Lenesa Doci Aramam,
Şizofren
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
































