10 Aralık 2016 Cumartesi
Rüyamda bile olsa arada gel olur mu ?
Gözlerimi açıp saate bakmamla, yataktan fırlamam arasında saniyeler vardı bugün. Aman Allah'ım kim kapattı bu alarmı ? Çok geç kaldım nasıl hazırlanıp yetişeceğim ben. Hemen dolabımın başına gitmeliyim. Ne giyineceğim ki şimdi daha karar bile veremedim. Şu çok sevdiğin mavi gömleğimi mi giysem acaba ya da siyah ketenin üstüne mavi ceketimi mi giysem ? Siyah kotu çok seviyorsun onu giyineyim en iyisi. Peki ya saçlarım off onları ne yapacağım ? Sade bir şekilde mi tarasam, evet evet sade şekil, hem bir defasında saçlarımı sade şekliyle çok beğenmiştin. Gerçi sen benim her halimi yakışıklı buluyordun değil mi?
Evet nihayet hazırım bir saatin ardından. Anahtarlarım nerede benim ? On iki de orada olmalıyım ve 20 dakikam kaldı nasıl yetişeceğim ben! Anneme sorayım en iyisi o bilir mutlaka;
- Anne anahtarlarım nerede benim ?
- Salonda masanın üzerinde ya çocuğum görmedin mi.
Ah aptal kafam kaç defa geçtim masanın önünden nasıl oldu da göremedim anahtarları. Sanırım sana geleceğim için heyecandan gözüm hiçbir şeyi görmez oldu. Acele edip evden çıkmalıyım hemen.
Neden bitmedi bu yol sadece 10 dakikalık bir yoldu oysa. Trafik ışıkları sürekli yanıp durmak zorunda mı ? Ya bugünkü trafiğe ne demeli sanki her şey seni daha geç görmem için uğraşıyor.
Oh sonunda bitti acele edip yukarıya çıkmalıyım. Ne zamandan beri bu kadar basamağı var ki bu merdivenlerin. Nefes nefese geldim cam kenarındaki masamıza. Sen tam karşımdasın. Ne yapmalıyım şimdi elimi uzatıp merhaba mı desem ? ben bu düşüncelerle ayakta dikilirken sen hemen elini uzattın beni bu düşüncelerden kurtardın. Aslında sarılmayı çok isterdim, çünkü çok özlemiştim sarılmak iyi gelirdi. Ellerin ne kadar da sıcakmış. Uzun zaman geçmişti unutmuşum ellerinin sıcağını. Bu düşüncelerle oturdum karşına, ne diyeceğimi bilemedim ve sen yine bir kurtarıcı gibi yetiştin konuşmaya başladın;
- Nasılsın ? uzun zaman geçti seni görmeyeli
Yüzündeki o gülümseme yine beni benden aldı dilim tutuldu bir kaç dakika sürdü cevap vermem
- İyiyim. evet çok uzun zaman oldu. Sen nasılsın ?
Aman Allah'ım neden döküldü bu çay, elim ayağım bir birine dolandı karşında yine. O duyduğum ses kahkaha mı ? ben mi yanlış duyuyorum yoksa ? Hayır, hayır doğru duyuyorum bu senin gülüşün.
- Sadece ufak bir kaza sakin ol.
Yüzümdeki o mahçup ifadeyi hala hissediyorum.
- Sakarlığım tuttu yine. Karşında elim ayağım bir birine dolanıyor, dilim tutuluyor konuşamıyorum.
Saatler geçirdik böyle. Sonra hava karardı kalkma vakti gelmişti.
- Eve gitmeliyim artık.
- Tamam beraber gidelim. saat geç oldu seni yalnız gönderemem bu saatte.
- Tamam gidelim o zaman.
Ne kadar çabuk bitti bu yol böyle. Hiç trafikte yok bu akşam. Oysa sana gelirken ne kadar da trafik vardı. Ya ışıklar hepsi yeşil neden hiç kırmızı yanmıyor ki. Hiç bitmesin istesem de yol bitti kapının önündeyiz. tam ben bunları düşünürken yine konuşmaya başladın.
- Geldik. Benim gitmem gerekiyor. Ama yarın yine görüşür müyüz ?
Yarın mı ? tabi ki de görüşürüz. Deli misin sen seni bir dakika fazla görmek için her şeyimi veririm ben, sen bana görüşür müyüz diye mi soruyorsun?
- Tabi görüşürüz. O zaman dikkat et kendine aklım sende kalır.
Yanlış mı duydum yoksa ? Aklım sende mi kalır dedi ? Kalbime neler oluyor böyle ? ' Biraz yavaşlar mısın ne oluyor böyle göğüs kafesimden fırlamak üzeresin sanki. '
Ne güzel bir gündü bugün. Keşke hiç bitmeseydi bugün. Ama olsun yarın yine görüşeceğiz.
Bir dakika bu seste ne böyle? Alarmım mı çalıyor? Ama sabah değil ki akşam, alarmı ben kurmadım ki. Tam bunları düşünürken gözlerim yavaşça açıldı. Nasıl olur saat sabahın yedisi mi ? Ben seninleydim bütün gün eve yeni geldim geceydi eminim, hava karanlıktı. Gözlerimden yaşlar akmaya başladı bunları düşünürken. Her şey sadece bir rüyaymış. Oysa ne kadarda gerçek gibiydi, rüya olamazdı. Ellerinin sıcaklığını hissettim, kahkahaların hala kulaklarımda çınlıyor.
Sonra yatağımdan kalktım, gözümdeki yaşları sildim aynanın karşısına geçip;
' Hayat devam ediyor. Bir rüyaydı, sabah oldu uyandın ve bitti ' dedim ...
Rüyamda bile olsa arada gel olur mu ?
25 Kasım 2016 Cuma
Birleşiniz!
BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ
BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ
En asil fikirler bizim fikirlerimizdir. En, meşru, en haklı dava bizim davamızdır. Biz dünyanın asil, şerefli, aynı zamanda mazlum bir milletin davasını, onun haklarını çiğnetmeme davasının, onun köleliğe sürüklenmesini önleme davasının sahibiyiz. Bu kadar yüksek, bu kadar asil hedefleri olan başka bir dava düşünülemez.
Bir hareketin gücü, bir düşüncenin gücü böyle asil hedeflere dayanmasındadır. Onun için davamız, ülkümüz, Türkiye'de olsun dünya üzerinde olsun en güçlü fikir, en güçlü davadır. Bundan emin olarak, bunun heyecanıyla dolu olarak bunun bize yükledigi vazifeleri hakkıyla yapmaya gayret etmeliyiz. Onun şuuru içinde olmalıyız. Onun cesareti içinde olmalıyız. Her zaman söylediğim bir hususu sizlere tekrar etmeyi yararlı sayıyorum. Türkler olarak milletimiz cesurdur; millet için, vatan için, yüksek davalar için, idealler için gerektiğinde canını feda etmekten çekinmeyecek kadar cesurdur. Fakat bu kadarı yetmiyor. Yaşadığımız bu günlerde bu kadarı yetmez. Bundan daha ileri bir cesaret göstermek mümkün mü?.. Mümkündür!
Bu görevlerinizi derinden duyarak hareket eden genç Anadolu çocukları olduğunuzu, genç aydınlar olduğunuzu, gerçek ülkücüler olduğunuzu biliyorum. Sizin de kendinizi iyi tanımanızı, memleketimizi iyi tanımanızı, dünyayı iyi tanımanızı çok yararlı sayıyorum. Dünya bir mücadele içindedir, her millet kendi görüşünü hakim kılma, baska memleketleri kendi maksadı için, kendi menfaati yönünde imkan olduğu nisbette azami şekilde, sömürme, kullanma faaliyeti içindedir. Kendini bilen her milletin bu faaliyete karşı kendisini koruyarak kendi iradesini saydırır hale gelmesi lazımdır. Türk milleti kendi iradesini bu mücadelede geçmiş tarihi asırlarda olduğu gibi, mutlaka saydıracak hakim duruma getirecektir. Türk milletinin iradesi yalnız Türk milletinin insan haysiyetiyle yaşatılması, yükseltilmesi gayesini güden bir irade değil, aynı zamanda Türk milletinin yükseltilmesi, yaşatılması iradesinin, diğer insanların izdıraplarını giderme, diğer insanlara yardım sağlama ve bütün dünya üzerinde lekesiz, gölgesiz bir adalet meydana getirme yönünde geliştirmeye yönelmiş bir iradedir. Bundan sonra da Türk Ülkücülüğünün yönü bu yöndedir. iftiralar ne olursa olsun, nasıl anlatmak isterlerse istesinler Türk milletinin gücü, enerjisi daima bu şekilde tezahür etmiştir, bu şekilde gelişecektir. Bu şekildeki harekete, Milletimizin kalbinde mutlaka büyük sevgi ve büyük destek bulacağımızdan eminim. Bunun üstünde Cenab-ı Allah'ın daima bizi destekleyeceğinden eminim.
Alparslan TÜRKEŞ
Bu görevlerinizi derinden duyarak hareket eden genç Anadolu çocukları olduğunuzu, genç aydınlar olduğunuzu, gerçek ülkücüler olduğunuzu biliyorum. Sizin de kendinizi iyi tanımanızı, memleketimizi iyi tanımanızı, dünyayı iyi tanımanızı çok yararlı sayıyorum. Dünya bir mücadele içindedir, her millet kendi görüşünü hakim kılma, baska memleketleri kendi maksadı için, kendi menfaati yönünde imkan olduğu nisbette azami şekilde, sömürme, kullanma faaliyeti içindedir. Kendini bilen her milletin bu faaliyete karşı kendisini koruyarak kendi iradesini saydırır hale gelmesi lazımdır. Türk milleti kendi iradesini bu mücadelede geçmiş tarihi asırlarda olduğu gibi, mutlaka saydıracak hakim duruma getirecektir. Türk milletinin iradesi yalnız Türk milletinin insan haysiyetiyle yaşatılması, yükseltilmesi gayesini güden bir irade değil, aynı zamanda Türk milletinin yükseltilmesi, yaşatılması iradesinin, diğer insanların izdıraplarını giderme, diğer insanlara yardım sağlama ve bütün dünya üzerinde lekesiz, gölgesiz bir adalet meydana getirme yönünde geliştirmeye yönelmiş bir iradedir. Bundan sonra da Türk Ülkücülüğünün yönü bu yöndedir. iftiralar ne olursa olsun, nasıl anlatmak isterlerse istesinler Türk milletinin gücü, enerjisi daima bu şekilde tezahür etmiştir, bu şekilde gelişecektir. Bu şekildeki harekete, Milletimizin kalbinde mutlaka büyük sevgi ve büyük destek bulacağımızdan eminim. Bunun üstünde Cenab-ı Allah'ın daima bizi destekleyeceğinden eminim.
Alparslan TÜRKEŞ
Alparslan Türkeş(Hüseyin Feyzullah)
Alparslan Türkeş Türk devlet ve siyaset adamı. Asıl adı, Hüseyin Feyzullah'dır. Türkeş'in ataları Kayserilidir. Büyük dedesi Arif Ağa, Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşkerli köyünden göç ederek Kıbrıs'a yerleşti. Alparslan Türkeş de Kıbrıs'da 1917 yılında dünyaya geldi. Türkeş,
‘de
’de doğmuştur. Babası Ahmet Hamdi Efendi, annesi Fatımatül Zehra Hanım’dır. Alparslan Türkeş; aslen
. Büyük dedesi Arif Ağa Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşgerli Köyünden
’a göç etmiş ve buraya yerleşmiştir. İlk ve orta eğitimini Lefkoşe’de tamamlamıştır. O yıllarda İngiliz işgal idaresi altında bulunan Kıbrıs’tan ailece
’ye göç etmişler ve
’a yerleşmişlerdir.
Alıntı :http://www.turkcebilgi.com
Alparslan Türkeş(Hüseyin Feyzullah)
Alparslan Türkeş Türk devlet ve siyaset adamı. Asıl adı, Hüseyin Feyzullah'dır. Türkeş'in ataları Kayserilidir. Büyük dedesi Arif Ağa, Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşkerli köyünden göç ederek Kıbrıs'a yerleşti. Alparslan Türkeş de Kıbrıs'da 1917 yılında dünyaya geldi. Türkeş,
‘de
’de doğmuştur. Babası Ahmet Hamdi Efendi, annesi Fatımatül Zehra Hanım’dır. Alparslan Türkeş; aslen
. Büyük dedesi Arif Ağa Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşgerli Köyünden
’a göç etmiş ve buraya yerleşmiştir. İlk ve orta eğitimini Lefkoşe’de tamamlamıştır. O yıllarda İngiliz işgal idaresi altında bulunan Kıbrıs’tan ailece
’ye göç etmişler ve
’a yerleşmişlerdir.
Alıntı :http://www.turkcebilgi.com
Gitmek Geliyor İçimden...
“Ama artık gitmek geliyor içimden.
Bir sabah masmavi bir bulutun peşinden,
dönüşü olmayan yerlere. “
24 Kasım 2016 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





